Başak Şelik
Adalet Bakanlığı’nın “Ailem Güvende” adıyla yürüttüğü operasyonlarda 15 ilde 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen soruşturmalarda çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişim engeli uygulanırken, LGBTİQ+ dernekleri ve aktivistler de operasyonların hedefinde yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın operasyonlara yönelik açıklamasında, soruşturmanın gerekçesi, "çocuklar ile reşit olmayan gençlerin, yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeksizin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında yönlendirilmesi; bahse konu faaliyetlerin toplum nezdinde olağanlaştırılmasının önlenmesi; çocukların üstün yararının, aile kurumunun ve toplumun ortak ahlaki değerlerinin korunması" olarak gösterildi.
Operasyonlar kapsamında LGBTİQ+ örgütlerinin internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirildi. Ankara'da Kaos GL Derneği'ne yönelik operasyonda derneğin yönetim ve denetim kurullarında bulunan kişiler gözaltına alınırken derneğin ofisinde arama yapıldı.
Aile Evlerinde Öldürülen Kadınlar
Ancak “ailenin korunması" söyleminin öne çıktığı dönemde, kadınların aile ve ev içindeki güvenliğine ilişkin veriler farklı bir tablo ortaya koydu. Verilere göre 2021 yılında 280, 2022'de 334, 2023'te 315, 2024'te 394, 2025'te ise 294 kadın öldürüldü. Böylece beş yılda öldürülen kadınların sayısı bin 617 oldu.
Kadınların önemli bir bölümü cinayete evlerinde maruz bırakıldı. 2021'de 178, 2022'de 209, 2023'te 205, 2024'te 226, 2025'te ise 180 kadın evinde öldürüldü. Beş yılda toplam 998 kadın evinde öldürüldü. Bu sayı, öldürülen kadınların yaklaşık yüzde 62'sine karşılık geldi.
Yıllara göre kadın cinayetlerinin yüzde 64'ü 2021'de, yüzde 63'ü 2022'de, yüzde 65'i 2023'te, yüzde 57'si 2024'te ve yüzde 61'i 2025'te evlerde gerçekleşti.
Kadınları En Çok Yakınlarındaki Erkekler Öldürdü
Verilerde kadın cinayetlerinin failleri de dikkat çekti. 2021'de öldürülen 280 kadının 124'ü evli olduğu erkek, 37'si birlikte olduğu erkek, 21'i eski eşi, 16'sı akrabası, 13'ü babası, 11'i oğlu ve 6'sı kardeşi tarafından öldürüldü.
2022'de 154 kadın evli olduğu erkek, 35 kadın birlikte olduğu erkek, 27 kadın eski birlikte olduğu erkek, 26 kadın akrabası, 19 kadın eski eşi, 17 kadın babası, 10 kadın oğlu ve 6 kadın kardeşi tarafından öldürüldü.
2023 yılında öldürülen kadınların yüzde 41'i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Bu şekilde öldürülen 30 kadının cinayet sırasında faille boşanma aşamasında olduğu kaydedildi.
2024 yılında öldürülen 394 kadının 166'sı evli olduğu erkek, 45'i birlikte olduğu erkek, 31'i babası, 30'u eski eşi, 29'u tanıdığı biri, 25'i akrabası, 23'ü eski birlikte olduğu erkek, 22'si oğlu ve 7'si kardeşi tarafından öldürüldü. Platform, 280 kadının evli olduğu erkek, baba, oğul veya akrabası tarafından öldürüldüğünü belirtti.
2025 yılında ise 294 kadının 104'ü evli olduğu erkek, 32'si eski eşi, 28'i akrabası, 28'i birlikte olduğu erkek, 25'i tanıdığı biri, 24'ü eski birlikte olduğu erkek, 18'i oğlu, 14'ü babası ve 7'si kardeşi tarafından öldürüldü. Platforma göre 2025'te en az 203 kadın aile üyeleri tarafından öldürüldü.
2026'nın ilk sekiz ayında da tablo değişmedi
Kadın cinayetleri açısından 2026'nın ilk sekiz ayında da önceki yıllardaki tablo değişmedi. KCDP verilerine göre yılın ilk 6 ayında 150 kadın öldürüldü. Temmuz ayında 25, ağustos ayında ise 22 kadınla birlikte 2026 yılının ilk sekiz ayında 197 kadın öldürüldü. Bu kadınların 117'si, yani yüzde 59'u evinde katledildi.
Öldürülen 197 kadının 84'ü evli olduğu erkek, 20'si birlikte olduğu erkek, 13'ü eski eşi, 8'i ise eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü. Bunun yanı sıra 14 kadın akrabası, 11 kadın babası, 9 kadın oğlu, 3 kadın ise kardeşi tarafından öldürüldü.
Böylece 2026'nın ilk sekiz ayında öldürülen 197 kadının 162'sinin faili, kadının eşi, eski eşi, birlikte olduğu veya daha önce birlikte olduğu erkek ya da aile üyelerinden biri oldu. Bu sayı, öldürülen kadınların yüzde 82'sine karşılık geldi.
Şüpheli Kadın Ölümleri De Tabloyu Büyütüyor
KCDP, kadın cinayetlerinin yanı sıra şüpheli kadın ölümlerini de ayrı bir kategoride takip ediyor. Şüpheli kadın ölümleri, ölümün cinayet olup olmadığının kesinleştirilmediği; failinin bilinmediği vakaları kapsıyor.
Platformun verilerine göre 2021'de 215, 2022'de 245, 2023'te 250, 2024'te 259, 2025'te ise 297 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Böylece 2021-2025 yılları arasında toplam 1.266 kadın şüpheli şekilde öldü.
Kadın cinayetleriyle birlikte değerlendirildiğinde, aynı beş yıllık dönemde kayıtlara geçen kadın ölümlerinin sayısı 2 bin 883'e ulaşıyor.
Koruma Kararlarına Rağmen Öldürülen Kadınlar
Kadın cinayetlerinde faillerin geçmişi de incelendi. 2025 yılında öldürülen kadınlardan 39'unun failinin daha önce adli sicil kaydı bulunduğu belirtilirken, 2026'nın ilk altı ayında 15 kadın adli sicil kaydı bulunan erkekler tarafından öldürüldü. 2023'te ise kadın cinayetlerinin yüzde 10'unda, 2022'de yüzde 14'ünde faillerin adli sicil kaydı bulunduğu kaydedildi.
2023 yılında 28 kadın koruma kararına rağmen öldürüldü. 2024'te öldürüldüğü sırada koruma kararı bulunan kadın sayısı 20, 2025'te ise 23 oldu. 2026'nın ilk altı ayında da 8 kadının öldürüldüğü sırada 6284 kapsamında koruma veya tedbir süreci bulunuyordu.
2022 yılında öldürülen 334 kadından en az 23'ünün uzaklaştırma veya koruma kararı, 25'inin polis veya savcılık şikâyeti bulunduğu belirtildi.
İstanbul Sözleşmesi'nden Çekilme Süreci
Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadelede devletlere kapsamlı yükümlülükler getiren İstanbul Sözleşmesi, Türkiye tarafından 2012'de imzalanıp 2014'te yürürlüğe konuldu. Sözleşme, kadına yönelik şiddeti bir insan hakları ihlali ve ayrımcılık biçimi olarak tanımlarken, devletlere şiddeti önleme, mağdurları koruma, failleri soruşturma ve cezalandırma ile bu alanda bütüncül politikalar oluşturma yükümlülüğü getiriyordu.Türkiye, 20 Mart 2021'de Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi'nden çekileceğini açıkladı. Sözleşmenin Türkiye bakımından sona erme tarihi 1 Temmuz 2021 olarak belirlendi. Böylece Türkiye, sözleşmeden çekilen ilk taraf devlet oldu.
İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından Türkiye'de kadınların şiddetten korunmasına ilişkin en önemli hukuki dayanaklardan biri 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun olmaya devam etti.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verileri ise bu mekanizmaların uygulanmasının kadınların yaşam hakkı açısından ne kadar kritik olduğunu gösterdi.
* Bu haber ilk kez 14 Eylül 2026 tarihinde T24 haber sitesinde yayımlandı. Yazarın ve T24 ailesinin basın emekçilerinin anlayışına sığınarak ve konunun hassasiyetini göz önünde bulundurarak, TLF yazıyı olduğu gibi yayımlamaya karar verdi. Başak Şelik'i araştırmasından dolayı kutluyoruz. Yazının orjinaline görsel materyelleri ile beraber bu linkten ulaşabilirsiniz.
