Bu Haberi Sadece TLF’de Okuyacaksınız: Doğu Akdeniz’de Fırtınalı Deniz. Lübnan Liderinden ABD’ye “Egemenlik” Resti, Kıbrıs Anlaşmasına Tam Destek
Tansiyonun halihazırda had safhada olduğu bir dönemde, Lübnan Cumhurbaşkanlığı Sarayı diplomatik bir kasırganın merkezi haline dönüşüyor. Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, 12 Aralık Cuma günü gazetecilerin karşısına geçerek hem içerdeki eleştirilere hem de uluslararası baskılara karşı bugüne kadarki en sert çıkışını gerçekleştirdi. Aoun’un mesajı netti: “Lübnan’ın deniz sınırları pazarlık masasında değildir.”
El Joumhouria gazetesine yansıyan bilgilere göre Cumhurbaşkanı, Baabda Sarayı’nda iki cephede birden mücadele atıldı: Bir yanda Kıbrıs ile revize edilen deniz yetki anlaşmasına karşı içeride yükselen isyan bayrağı, diğer yanda ABD Temsilcisi Tom Barak’ın ortalığı karıştıran açıklamalarıyla patlak veren diplomatik kriz.
“Tom Barak” Krizi: Diplomaside Raylar Yerinden Oynadı
Washington ile Beyrut arasındaki ipler, ABD Temsilcisi Tom Barak’ın bu hafta bölgeye yaptığı ziyaretle kopma noktasına geldi. Genellikle kapalı kapılar ardında fısıltıyla konuşulan diplomatik talepler, Barak’ın son turunda aleni beyanatlara dönüşünce, Beyrut’ta bu durum “ulusal egemenliğe doğrudan saldırı” olarak yankılandı.
Diplomatik kulislerde “Barak Olayı” olarak anılan krizin perde arkasında, Amerikalı temsilcinin Doğu Akdeniz’deki istikrar için “Hat 23’ün kuzeyindeki güvenlik düzenlemelerinin sil baştan ele alınması” talebi yatıyor.
İddialara göre Barak, uluslararası enerji devlerinin güvenliği ve İsrail’in Hizbullah’ın deniz gücüne dair korkularını dindirmek adına, Lübnan’ın kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) içinde bir tür “tampon bölge” veya silahsızlandırılmış alan kabul etmesini istedi. Daha da vahimi, Lübnan Ordusu’na yapılan ABD yardımları ve hayati önem taşıyan IMF ödemelerinin, Beyrut’un bu konuda göstereceği “esnekliğe” bağlanabileceği imasında bulundu.
Kana gaz sahasındaki haklarını henüz 2022’de geri kazanmış bir ulus için bu öneriler bardağı taşıran son damla oldu. Lübnan yönetimi için Hat 23 (Line 23) yeni tavizlerin başlangıcı değil, aşılamaz son sınır.
“Özgürlük İçin Gazeteciler” derneği üyeleriyle bir araya gelen Aoun, Barak’ın bu talepleri sorulduğunda diplomatik nezaketi bir kenara bırakarak resti çekti: “Bunlarla Vakit Kaybetmeyin”
Cumhurbaşkanı Aoun, “Bunlarla vaktinizi harcamayın,” diyerek ABD’li temsilcinin önerilerini elinin tersiyle itti: “Bu teklifler tüm Lübnan halkı nezdinde yok hükmündedir.”
Aoun’un bu keskin tavrı, Baabda Sarayı’nın yeni stratejisini de gözler önüne seriyor: Orduya Amerikan desteğine evet, ancak toprak bütünlüğü pahasına asla. “Lübnan yeni bir savaşı kaldırabilir mi?” sorusuyla durumu özetleyen Aoun, Barak’ın provokasyonlarına kapılmadan, egemenlikten ödün vermeksizin istikrarı koruma hedefini ortaya koydu.
Kıbrıs İkilemi: 2007’nin Hataları Telafi Edilir Mi?
Amerikan baskısını göğüsleyen Aoun, iç siyasette de Kıbrıs sınır anlaşması nedeniyle muhalefetin yaylım ateşi altında.
Tartışmanın kökü, 2007 yılına dayanan harita hatalarına uzanıyor. Dönemin hükümeti, Lefkoşa ile yaptığı taslak anlaşmada güney sınırı olarak yanlışlıkla “Nokta 1”i esas almış, bu da Lübnan’ın gaz zengini devasa bir deniz alanını kaybetmesi riskini doğurmuştu. Bu tarihi hata fark edildiğinde rota, 2022’de İsrail anlaşmasıyla da tescillenen “Hat 23”e çevrildi.
Hükümet şimdi, Kıbrıs ile olan anlaşmada “Nokta 1”i resmen “Nokta 23” ile değiştirerek hatayı tamamen temizlemek üzere. Ancak muhalefet milletvekilleri, hükümeti aceleci davranmakla ve daha ileri bir sınır talep etmeyerek potansiyel 5.000 kilometrekarelik bir alanı “feda etmekle” suçluyor.
Cumhurbaşkanı Aoun ise Cuma günü yaptığı açıklamada anlaşmanın teknik altyapısını savundu: “1943’ten beri hiçbir hükümet sınır çizmemişti,” diyen Aoun, mevcut yönetimin sadece 2011’de belirlenen doğru kuralları tescillediğini vurguladı.
Muhalefetin argümanlarını reddeden Cumhurbaşkanı, “Koordinatları Hat 1’den Hat 23’e taşıyarak yanlışı düzelttik. 5.000 kilometrekareyi feda ettiğimiz iddiası asılsızdır. Biz, uluslararası deniz hukukunun temel prensibi olan ‘orta hat’ ilkesine sadık kaldık,” diyerek eleştirilere nokta koydu. Aoun ayrıca, bu teknik düzeltme için meclis onayının şart olmadığını belirterek hükümetin süreci tamamlama yetkisine sahip olduğunun altını çizdi.
