Kuşatma Altındaki Bir Bölge
Alevi cemaatinin ruhani lideri Şeyh Gazal Gazal'ın çağrılarına yanıt olarak başlayan olaylar, hızla çok cepheli bir güvenlik krizine dönüştü. Lazkiye, Tartus, Cebele ve Humus'taki protestocular, "Federalizm İstiyoruz" sloganıyla sokaklara dökülerek siyasi ademimerkeziyetçilik ve cemaatlerine yönelik "sistematik yıkım" ve ihlaller olarak tanımladıkları duruma son verilmesini talep etti.
Geçici yetkililerin tepkisi ise hızlı ve tavizsiz oldu. Lazkiye'de Genel Güvenlik Güçleri, El-Ezheri Kavşağı'na zırhlı araçlar ve tanklar konuşlandırırken, Cebele'de protestocuları tazyikli suyla dağıtmak için itfaiye araçları kullanıldı. Bir zamanlar eski rejimin kalesi olan sahil şeridi sokakları, çaresiz bir halk ile ayrılıkçı eğilimin en ufak bir ipucunu bile bastırmaya kararlı bir geçici hükûmet arasındaki bir savaş alanına dönüştü.
Palalar ve Gerçek Mermiler: Baskının Anatomisi
Birçok kaynağa göre şiddet eylemleri, Cebele'de korkunç bir zirveye ulaşmış durumda; görgü tanıkları, hükûmet yanlısı milislerin ve "sivil barış" komitelerinin silahsız göstericilere satır ve bıçaklarla saldırdığını bildirdi. El-İmara Kavşağı yakınlarında palalı grupların protestocuları hedef alması, yaygın bir paniğe yol açarak çok sayıda kişinin hayati tehlike arz eden yaralanmalarına neden oldu.
Konum | Olayın Niteliği | Bildirilen Kayıplar/Etki |
Lazkiye | Gerçek mermi, zırhlı araç konuşlandırması, tazyikli su | 2-3 ölü, onlarca yaralı, medya aktivistlerine saldırı |
Cebele | Hükümet yanlısı gruplarca palalı ve satırlı saldırılar | Çok sayıda ağır yaralı, yaygın panik hali |
Humus | Kadın ve gençlere yönelik acımasız dayak, toplu tutuklamalar | Protestocular Vadi el-Dahab ve El-Zehra'da kuşatıldı |
Baniyas | Güvenlik kuşatması, gençlere fiziksel saldırılar | Sivil hareketliliğin felç olması, cep telefonlarına el konulması |
Tartus | El-Arred Caddesi'nde göz yaşartıcı gaz ve gerçek mermi kullanımı | Çok sayıda yaralı, tüm şehir giriş ve çıkışları mühürlendi |
Çelişkili Anlatılar ve Sahnelenen Çatışmalar
Geçici hükûmet, huzursuzluğu bir terörle mücadele operasyonu olarak çerçevelemeye çalışıyor. Savunma Bakanlığı, "Suriye Arap Ordusu"nun "kanun kaçaklarına" karşı "istikrarı yeniden tesis etmek" için Lazkiye ve Tartus'a girdiğini duyurdu. Tuğgeneral Abdülaziz el-Ahmed de dâhil olmak üzere yerel güvenlik şefleri, eski rejimin kalıntıları olduğu iddia edilen "Saraya Dara es-Sahil" ve "Saraya el-Cevad" gibi gruplardan maskeli silahlı kişilerin, saha infazları ve bombalamalar gerçekleştirmek için protestolara sızdığını iddia etti.
Ancak, aktivistler ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) farklı bir hikâye aktarıyor. Güvenlik güçlerini, barışçıl sivillerin şiddetle dağıtılması için bir bahane yaratmak amacıyla "sahnelenmiş çatışmalar" düzenlemekle suçluyorlar. Humus'ta, güvenlik güçlerinin kadınların mitinglere katılmasını engellemek için fiziksel şiddet uyguladığına dair raporlar ortaya çıkarken, Baniyas'ta ordu, ihlalleri belgelemeye çalışan herkesin telefonlarını parçalayarak tüm mahalleleri fiilen kilit altına aldı.
Mezhepsel Çatışma Hayaleti
Durum, karşı protestoların ortaya çıkmasıyla daha da karmaşık hale geldi. Bazı bölgelerde, Sünni grupların merkezi Şam yönetimini desteklemek için sokaklara çıktığı ve bunun Alevi protestocularla doğrudan çatışmalara yol açtığı bildirildi. Alevi taleplerine karşı "İslami Tevhid" bayraklarının yükseltilmesi, yeni bir mezhepsel yangın korkusunu körükledi.
Sahadan gelen raporlar, HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) destekçilerinin de silahlarla sokaklarda göründüğünü ve zaten istikrarsız olan güvenlik ortamını daha da karmaşık hale getirdiğini gösteriyor. Tanklar büyük kavşaklarda mevzilenirken ve ordu tüm şehirleri mühürlerken, Alevi cemaatinin yaklaşan bir katliam korkusuyla sarsıldığı bildiriliyor.
Lazkiye'deki bir pankartta, "Federalizm bölünme anlamına gelmez; federalizm her halkın hakkıdır," yazıyordu. "İç savaşa hayır, federalizme evet."
Gelişmekte Olan Bir Kriz
Suriye sahilinde gece çökerken, gerilim azalma belirtisi göstermiyor. Hastaneler yaralı akınıyla başa çıkmakta zorlanırken ve ordu sahil şehirleri üzerindeki kuşatmasını sıkılaştırırken, uluslararası toplum gelişmeleri nefesini tutarak izliyor.
