Skip to main content

Bir Doktorun Tanıklığı: İran’daki Baskının Gerçek Boyutu Ortaya Çıkıyor [Güncellendi]



İran’da 9-10 Ocak tarihlerinde düzenlenen ülke genelindeki protestolarda, görgü tanıkları eşi benzeri görülmemiş bir şiddet uygulandığını bildiriyor. Bazı tanıklıklarda, güvenlik güçlerinin ağır makineli tüfeklerle ateş açtığı, savaş cephanesi düzeyinde mühimmat kullandığı belirtiliyor. Tıbbi kaynaklara göre yalnızca Buşehr’de, iki gün süren eylemler sırasında doğrudan ateş sonucu en az 30 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında Buşehr Sosyal Güvenlik Hastanesi’nde hemşire olarak çalışan iki çocuk annesi Mansoureh Heydari ve eşi Behrouz Mansouri de bulunuyor.

Tahran ve İsfahan’daki birden fazla hastanede görev yapan bir doktor, güvenlik güçlerinin sert müdahalesine ilişkin tanıklığını İran Wire’a anlattı. Güvenlik gerekçesiyle kimliğinin gizli tutulduğu doktor, yaşadıklarını “2009 protestolarından bu yana böyle bir tablo görmedim. Bam ya da Kermanşah depremlerinde bile bu kadar ağır sahneler yaşanmadı,” sözleriyle aktarıyor.

Doktor, otomatik silah ve DShK tipi ağır makineli tüfek seslerinin kesilmediğini, “savaş alanını andıran bir atmosfer” oluştuğunu söyledi.

Tahran’da Perşembe Gecesi: “Ameliyathaneler Doluydu”

Perşembe akşamı saat 18.00’den itibaren saçma ve mermi yaralanmalarıyla ilgili çağrılar gelmeye başladı. İnternetin saat 20.00’de kesilmesiyle doktor #acil servise çağrıldı.

“İçeri girdiğimde koridorlar doluydu. Kim kurtulabilir, kim ameliyata yetişemez, hızlıca karar vermem gerekiyordu. Sayamayacağım kadar fazla yaralı vardı.”

O gece beş ameliyathane eşzamanlı çalıştı. Doktor yaşananları, “Bir hastayla ilgilenirken, başka bir köşeden yardım çağrısı geliyordu,” diye anlattı.

Gece yarısından sonra yaraların türü değişti. “00.00’dan itibaren kullanılan mühimmatın niteliği değişti. Sanki ‘bu artık savaş, herkes hedef’ denmiş gibiydi,” diyen doktor, cuma sabahına kadar sadece gerçek mermilerden yaralanların geldiğini aktardı.

İsfahan’da Cuma Gecesi: “Ağır Makineli Tüfek Sesleri”

Doktor ertesi gün İsfahan’a geçti. Havaalanında elektronik sistemlerin kapalı olduğunu, biletlerin elle kontrol edildiğini belirtti.

“Cuma gecesi İsfahan’da otomatik silah sesleri duyuluyordu. Kalashnikovlardan farklıydı. DShK ağır makineli tüfeklerle ateş edildiğinden eminim.”

Saat 21.00 civarında telefon hatları kısa bir süreliğine açıldığında bir cerrah, iki kurşun yaralısı için yardım çağrısında bulundu. Bir saat sonra bir ortopedi uzmanı, aynı anda gelen yedi hastadan altısının öldüğünü bildirdi.

“110, 115, 116... tüm âcil hatlar meşguldü. Belki birini kurtarabilirdim. O çaresizlik hâlâ içimde.” 

Sabah sokağa çıktığında yerde kurumuş kan izleri vardı. “Bir litre kadar kan. Evimizin önüne kadar uzanıyordu. O kişinin öldüğünü biliyordum.”

Belediye işçilerinin mermi kovanlarını topladığı, baskının izlerini temizlemeye çalıştığı görüldü.

“Ateşin Amacı Korkutmak Değil Öldürmekti”

İsfahan’daki başka bir hastanede görev yapan sağlık çalışanlarına göre, cuma gecesi yakın mesafeden başına ateş edilmiş dokuz eylemci getirildi. Bazılarının yüzleri tanınamayacak durumdaydı.

Güvenlik gerekçesiyle ismi açıklanmayan doktor, “İlk günlerdeki gibi değildi. Bu kez kullanılan mermiler savaş cephanesiydi. Amaç caydırmak değil, öldürmekti,” açıklamasında bulundu.

Yaralılar arasında çocuklar ve yaşlılar bulunsa da çoğu 18-28 yaş aralığındaydı. İsfahan’daki Feiz Göz Hastanesi’ne internet kesintisinden önce en az 400 kişinin gözünden yaralanarak başvurduğu bildirildi. 28 yaşındaki bir hastane çalışanı da yaşamını yitirdi; sağlık personelinin “normalin 30 katı” kapasiteyle çalıştığı belirtildi.

Hastanelerde Güvenlik Gölgesi

Devlet hastanelerine, yaralı protestocuların bilgilerinin sigorta kurumlarına aktarılmasını isteyen güvenlik talimatları gönderildiği bildirildi. Özel hastanelerde ise bu tür uygulamalara rastlanmadı.

Bazı sağlık çalışanları, hastalardan sahte isim vermelerini ve kimlik numaralarını paylaşmamalarını istedi.

Doktor, aklında en çok kalan manzaranın “sokaklardaki kuruyan kan” olduğunu ifade etti: “Bir gece önce dökülmüş, hâlâ kaldırımlardaydı. Bunu binle çarpın, İsfahan’ın geneline, hatta İran’ın geneline yayıldığını düşünün.”

“Gerçek ölü sayısını kimse tam olarak bilemeyecek. Baskının boyutu gizlenemeyecek kadar büyük ama yine de kayıt altına alınamayacak kadar geniş.”

Teyit Edilen Ölümler

İran Wire’ın doğruladığı ölümler arasında 21 yaşındaki basketbolcu ve Sharif Teknoloji Üniversitesi öğrencisi Ahmad Khosravani de var. Khosravani, Farzan Shemiran 3’e 3 basketbol takımında oynuyor, 2024’te Tahran şampiyonasında “En İyi Oyuncu” seçilmişti. Babasının İran-Irak savaşı gazisi olduğu biliniyor.

Buşehr’de en az 30 kişi öldü. Bunlar arasında iki çocuk annesi hemşire Mansoureh Heydari ve eşi Behrouz Mansouri yer alıyor. Tanıklara göre, çift protestoya katılmadan önce çocuklarını akrabalarına bırakmıştı.

Bir görgü tanığı, ateşin Buşehr’in mevcut milletvekili Jafar Pourkabgani’nin merkezi olduğu “Quran Camii” içinden açıldığını belirterek “Olaydan önce her şey sakindi, kimse bankaları yakmadı. İnsanlar sadece slogan atıyordu,” diye ekledi.

Ülke genelinde internet ve mobil ağların devre dışı bırakılması, ölü ve yaralı sayısının doğrulanmasını engellemeye devam ediyor.

Fotoğraf: Iran Wire