İran genelindeki protesto hareketi salı günü itibarıyla onuncu gününe girerken, ülke şimdiye kadarki en geniş katılımlı gösterilere sahne oluyor. Başkent Tahran’ın ekonomik kalbi olan Büyük Çarşı’da (Kapalıçarşı) kepenk kapatma eylemleri yayılırken, güvenlik güçlerinin hastanelerin içine gaz bombası atması ve askeri araçları sokağa indirmesiyle gerilim had safhaya ulaştı.
Gözlemciler, olayları son yılların en ciddi meydan okuması olarak nitelendirirken, tutuklama ve can kaybı sayısının hızla arttığı bildiriliyor.
Ekonominin Kalbi Durdu: Çarşı ve Pazarlarda Tarihî Grev
Riyal’in tarihî değer kaybına tepki olarak başlayan grevler, salı günü itibarıyla başkentin ticaretini felç etti. BBC Farsça Servisi ve Iran International’ın aktardığına göre, grev dalgası genel ticaretten tarihi Altın Pazarı’na (Bazaar-e Talaforoushan), Molavi Pazarı’na, Delavaran mobilyacılar çarşısına ve batı Tahran’ın sanayi merkezi Caterpillar kompleksine kadar sıçradı.
Ülkenin güneyindeki Mervdeşt şehrinde de esnaf, ulusal harekete destek vererek dükkanlarını açmadı. BBC muhabirleri, güvenlik güçlerinin Tahran Büyük Çarşısı’nın kapalı geçitlerinde rejim aleyhtarı sloganlar atan kalabalığa doğrudan gaz bombasıyla müdahale ettiğini bildirdi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, esnafın ağır silahlı polis varlığına rağmen "Diktatöre Ölüm" ve "Hamaney'e Ölüm" sloganları attığı görüldü.
Şiddetin Dozu Artıyor: Hastanelere Gazlı Müdahale
Uluslararası kamuoyunu dehşete düşüren bir gelişme olarak, güvenlik güçlerinin Tahran'daki Sina Hastanesi'nin içine gaz bombası attığı doğrulandı. Hasanabad bölgesindeki hastanenin girişini kapatan güvenlik güçlerinin çevrede ateş açtığı, protestocuların ise ara sokaklara kaçıştığı bildirildi.
Benzer bir olay daha önce İlam eyaletindeki İmam Humeyni Hastanesi'nde yaşanmış, güvenlik güçleri yaralıları tedavi edilirken gözaltına almıştı. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Salı günü yayınladığı sert bir kınama mesajında, hastanelere yapılan bu baskınları "uluslararası hukukun ihlali" olarak niteledi ve İran makamlarının muhalefeti ezmek için ne kadar ileri gidebileceğinin bir kanıtı olduğunu vurguladı.
Protestolar Kutsal Şehir Meşhed’e Sıçradı
Protestoların, İmam Rıza Türbesi'ne ev sahipliği yapan ve rejimin sembolik kalelerinden biri olan Meşhed’e sıçraması kritik bir eşik olarak görülüyor. Meşhedli tüccarların "Korkmuyoruz, hepimiz biriz" sloganlarıyla katıldığı eylemlere polis gazla müdahale etti.
İsfahan eyaletine bağlı Yezdanşehr’de ve Tahran’ın Baharestan metro istasyonunda ise protestocuların "Bu son savaş, Pehlevi geri dönecek" sloganları atması dikkat çekti. Uzmanlar, sloganların ekonomik taleplerden açıkça "rejim değişikliği" çağrısına dönüşmesinin, halkın reformist-muhafazakar ayrımına olan inancını tamamen yitirdiğini gösterdiği yorumunu yapıyor.
Dolar ve Altında Yeni Rekorlar
Siyasi kaos, ekonomik krizi daha da derinleştirdi. Tahran serbest piyasasında ABD Doları 147.000 Tümen'i aşarken, Emami altın sikkesi tek bir günde yaklaşık 10 milyon tümenlik artışla 170 milyon tümene dayandı. İsmini vermek istemeyen bir çarşı esnafı durumu şöyle özetledi: "Bu artık sadece dolar ya da altın meselesi değil. Çarşı bu ülkenin nabzıdır ve şu an o nabız durmuş durumda."
Dünyadan Tepkiler: Trump'tan "MIGA" Mesajı
İran'da sıcak gelişmeler yaşanırken uluslararası diplomasi trafiği de hızlanmış durumda.
ABD: Başkan Donald Trump, İranlı protestocuların öldürülmesi halinde sert karşılık vereceğini belirttikten sonra, gülümseyerek "Make Iran Great Again" (İran'ı Tekrar Harika Yap) şapkasıyla poz verdi.
Katar: Dışişleri Bakanlığı, gerilimi düşürmek için hem Tahran hem de Washington ile temas halinde olduklarını duyurdu.
Avrupa: Almanya ve İsveç'ten üst düzey yetkililer, İran halkının özgürlük mücadelesinin yanında olduklarını belirterek uluslararası destek çağrısında bulundu.
Bilanço Ağırlaşıyor
İnsan hakları örgütü HRANA, son 9 günde 88 şehirde gerçekleşen protestolarda 1.200'den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Doğrulanmış raporlara göre, protestoların başından bu yana en az 21 kişi (bazı kaynaklara göre 29) hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında üç çocuğun da bulunduğu belirtiliyor.
İran’ın en üst düzey Sünni din adamı Mevlevi Abdulhamid, protestoculara yönelik ölümcül şiddetin hem uluslararası hukuka hem de İslam hukukuna aykırı olduğunu belirterek yetkilileri uyardı.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Öğrenci gruplarının sınavları boykot etmesi, esnafın kepenk kapatması ve sokak çatışmalarının artmasıyla birlikte, İran’daki protesto hareketi sadece sokak gösterisi olmaktan çıkıp, genel bir sivil itaatsizlik ve ekonomik felç evresine giriyor gibi görünüyor. Rejimin hastanelere saldırmak gibi sert taktiklere başvurması ise, grevlerin ve gösterilerin birleşerek sistemi kilitlemesinden duyulan korkunun bir işareti olarak yorumlanıyor.
Photo: BBC
