Skip to main content

Classic NL – Mind Radio

Loading metadata…

İran’da İsyan Ülkenin Dinî Merkezine Sıçradı: Kum’da “Din Adamları Gitmeli” Sesleri Yükseliyor

İran genelinde büyüyen kitlesel protestolar perşembe akşamı beşinci gününe girerken, ülkenin en önemli dinî merkezlerinden biri olan Kum’da atılan sloganlar rejim açısından kritik bir eşiğin aşıldığını gösterdi. İslam Cumhuriyeti’nin ruhani kalesi kabul edilen kentte göstericilerin “Top, tank, fişek; din adamları gitmeli” sloganları atması, protestoların artık sembolik ve siyasî olarak geri dönüşü zor bir safhaya girdiğine işaret ediyor.

Başlangıçta hızla değer kaybeden para birimi ve yükselen hayat pahalılığına karşı ekonomik tepkiler olarak ortaya çıkan eylemler, çok kısa sürede rejimin açıkça hedef alındığı, monarşinin geri dönmesi yönünde çağrıların yapıldığı ülke çapında bir halk ayaklanmasına dönüşüyor.

Dinî Kalpte Kırılma

Bağımsız kaynaklarca doğrulanan görüntüler, Kum sokaklarını dolduran kalabalıkların “Şah çok yaşa” sloganları attığını ortaya koydu. Bu çağrı, 1979’daki İslam Devrimi ile devrilen Pahlavi Hanedanlığı’na doğrudan bir göndermede bulunuyor.

Kum’un protestolara sahne olması özellikle çarpıcı kabul ediliyor. Zira kent, ülkedeki en güçlü Şiî medreselere ve rejime sadık üst düzey dinî otoritelere ev sahipliği yapıyor; aynı zamanda Ali Khamenei’nin manevi dayanak noktalarından biri olarak görülüyor.

Ağır güvenlik önlemleri ve sert müdahalelere rağmen protestocular sokaklardan çekilmedi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, güvenlik güçlerinin kalabalıkları dağıtma girişimlerinin sonuçsuz kaldığı görülüyor.

Can Kayıpları Artıyor

Gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı en az altıya yükseldi. Güvenlik güçlerinin birden fazla kentte silahsız kalabalıklara gerçek mermiyle müdahale ettiği bildiriliyor:

Nahavand: Güvenlik güçleri kalabalığın üzerine doğrudan ateş açtı. Göstericiler, sembolik bir direnişle yere oturarak yolu kapattı.

Nurabad (Lorestan): Sokak gösterilerinde açılan ateş sonucu çok sayıda kişi yaralandı; çatışmalar sırasında bir polis aracı ateşe verildi.

Fooladshahr: Dariush Ansari Bakhtiyarvand, akşam gösterileri sırasında devlet güçlerinin açtığı ateşle hayatını kaybetti. İnternete yansıyan görüntülerde Ansari’nin, Ferdowsi’nin Şehnâme’sinden esinlenen ve Lor halkının kahramanlarını anlatan epik bir türkü söylediği görülüyor.

Azna (Lorestan): Bir polis merkezine saldırı iddiasının ardından çıkan olaylarda üç kişi öldü, 17 kişi yaralandı.

Lordegan: Güvenlik güçleriyle protestocular arasındaki çatışmalarda en az iki sivil yaşamını yitirdi.

Devlete bağlı medya kanalları ise Kuhdasht’ta 21 yaşındaki bir Basij mensubunun öldüğünü duyurdu.

Protestolar Ülkenin Dört Bir Yanında

Eylemler şu kentlere sıçramış durumda:

Tahran, Meşhed, Kum, Kermanşah, Arak, Marvdasht, Farsan, Lordegan, Kovar, Nahavand, Harsin, Gharb İslâmabad, Nurabad (Lorestan), Dorud, Neyşabur, Kuhdaş

Marvdasht’ta güvenlik güçleri, protestocuların sert direnişi karşısında geri çekilmek zorunda kaldı.

Arak’ta ise sadece karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kadın, tanıkların ifadesine göre gözaltına alındı ve elektroşokla darp edildi.

Esnaf Sokakta: “Ne Gazze Ne Lübnan, Canım İran’a Feda”

Tahran’ın 19. Bölgesi’ndeki merkez meyve-sebze halinin esnafı da eylemlere katıldı. Atılan sloganlar, rejimin dış politik önceliklerine açık bir tepki niteliği taşıdı:

“Ne Gazze ne Lübnan; canım feda İran’a.”

İran tarihinde çarşı esnafının kitlesel hareketlere katılımı, genellikle dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Sloganlar Rejimi Hedef Alıyor

Gösterilerde yankılanan sloganlar, ekonomik taleplerin çok geride kaldığını gösteriyor:

“Kahrolsun Khamenei”

“Kahrolsun diktatör”

“Şah çok yaşa”

“Reza Şah, ruhun şad olsun”

“Bu son mücadele; Pahlavi geri dönecek”

“Bu yıl kan yılı; Seyyed Ali devrilecek”

“Öğrenciler ölür ama aşağılanmayı kabul etmez”

“Ne Gazze ne Lübnan; canım feda İran’a”

Siyasi analist Mojtaba Hashemi, protestoların artık ortak bir siyasî zeminde birleştiğini söylerken, Aban 7 Cephesi’nden Shahran Tabari ise halkın açık biçimde Crown Prince Reza Pahlavi’yi meşru lider olarak gördüğünü belirtti.

Sürgünde yaşayan Crown Prince Reza Pahlavi ise yayımladığı mesajda İranlılara seslenerek, “Her fırsatı, her buluşmayı ve her toplumsal alanı protestoları genişletmek için kullanın,” çağrısında bulundu.

Gözaltılar, Baskınlar ve İnternet Kesintileri

Yetkililer, Farsan ve Kuhdaş’ta en az 40 kişiyi gözaltına aldı. Üniversitelere baskınlar düzenlendi, huzursuz bölgelerde internet erişimi kısıtlandı.

Junqan’da protestocuların cuma imamlığı binasını ateşe verdiği bildirildi.

Devrim Muhafızları bağlantılı Fars News Agency, protestoları dış güçlere bağladı. Gece eylemlerinin “sivil protesto değil, kaos yaratma girişimi” olduğunu savundu ve “hassas noktalara” yaklaşanlara karşı sert müdahale tehdidinde bulundu.

Uluslararası Tepkiler ve Futbol Dünyasından Sessizliği Bozan Açıklama

Avrupa Parlamentosu üyesi Hannah Neumann, “2026 İran için temel bir soruyla başlıyor: Halkının iradesine rağmen bir rejim ne kadar ayakta kalabilir?” dedi.

Alman siyasetçi Daniel Ilkhanipour ise Batı’ya, İran halkı lehine net bir tutum alma çağrısında bulundu.

Esteghlal teknik direktörü Ricardo Sapinto, galibiyet sonrası yaptığı açıklamada, “İran için iyi günler değil. Herkes için daha iyi günlerin gelmesini diliyorum,” dedi. Kulüp tercümanının, bu ifadede “İran’da” vurgusunu özellikle çıkardığı dikkat çekti.

Ekonomik Çöküş Kıvılcımı Ateşledi

Protestolar, riyalin yaklaşık 1,4 milyon riyal / ABD doları seviyesine ulaşması ve enflasyonun %40’a dayanmasıyla tetiklendi. 2025’teki ABD ve İsrail saldırılarının ekonomik etkileri krizi derinleştirdi.

Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, Abdolnasser Hemmati’yi Merkez Bankası başına getirse de bu adım kamuoyundaki öfkeyi yatıştırmadı. 

Photo: Iran International