Skip to main content

İran’da Protestolar Altıncı Gününde: Trump’tan Sert Uyarı, Tahran’dan “Dış Müdahale” Tepkisi

 

İran’da ülke geneline yayılan son protesto dalgası cuma günü altıncı gününe girerken, güneydoğudaki Zahedan kentinden yeni gösteri haberleri geldi. Son günlerdeki çatışmalarda hayatını kaybeden kişilerin cenaze törenlerinde de yeniden gerginlik yaşandığı bildirildi. Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump’ın İran yönetimine yönelik alışılmadık derecede sert uyarısı, İranlı yetkililerden art arda sert açıklamaları beraberinde getirdi. 

Zahedan’da Yeni Gösteriler: Sloganlar Sertleşiyor

İran International’a paylaşılan videolar ve görgü tanığı anlatımlarına göre, Sistan ve Beluçistan eyaletinin merkezi Zahedan’da kalabalıklar yeniden sokaklara çıktı. Göstericilerin “Diktatöre ölüm” ve “Hamaney’e ölüm” gibi sloganlar attığı aktarıldı. Protestoların ilk çıkış noktasının, riyalin hızlı değer kaybı ve ekonomik sıkıntılar olduğu; ancak kısa sürede daha açık biçimde hükûmet karşıtı taleplere evrildiği belirtiliyor. 

Cenazeler Protesto Alanına Dönüşüyor

Son günlerde öfkenin, yas törenlerine de taşındığına dair çok sayıda iddia var. Fars eyaletindeki Marvdaşht’ta, çatışmalarda öldürüldüğü belirtilen Khodadad Şirvani’nin cenazesinde sloganlar atıldığına dair görüntüler paylaşıldı. Lorestan eyaletinin Kuhdeşt kentinde ise Amir-Hessam Khodayarifard’ın cenazesinde bulunan güvenlik güçlerinin, yas tutan kalabalığın tepkisi üzerine geri çekilmek zorunda kaldığı; babasının da oğlunun Besic milislerine mensup olduğu yönündeki devlet bağlantılı iddiaları reddettiği aktarıldı. Diğer kentlerdeki anma ve taziye buluşmalarının da, sokak gösterilerinin dağıtıldığı anlarda yeni “toplanma noktaları” haline gelebildiği vurgulanıyor. 

Yeni Ölümler ve Gözaltı İddiaları

İnsan hakları izleyicileri ve farklı haber kuruluşları, protestoların Tahran dışına taşmasıyla birlikte ek can kayıpları yaşandığını öne sürüyor. İran International, Lordegan’dan 22 yaşındaki Ahmad Jalil’in güvenlik güçlerinin doğrudan ateşiyle öldürüldüğünü doğruladığını, ayrıca ailesi üzerinde kamuya yapılacak açıklamalar konusunda baskı olduğu yönünde iddialar bulunduğunu bildirdi. Norveç merkezli Hengaw İnsan Hakları Örgütü de Lordegan’da en az iki protestocunun gerçek mermiyle vurulduğunu, isim olarak Ahmad Jalil ve Sajjad Valamanesh’i paylaştı. Öte yandan Radio Free Europe/Radio Liberty ve DW gibi kaynaklarda da, hafta boyunca çeşitli eyaletlerde ölümler yaşandığına dair haberler yer aldı; ancak sayıların kaynağa göre değiştiği ve İran devletinin tutarlı, ayrıntılı bir kamu bilgilendirmesi yapmadığı not ediliyor. 

Gözaltılar konusunda da farklı şehirlerden iddialar var. Aktivistler ve hak örgütleri, çeşitli kentlerde tutuklamalar yaşandığını belirtirken; metinde atıf yapılan bazı gözaltı iddialarının (ör. Kirmanşah’ta bir kültür aktivisti ve Sabzevar ile Reşt gibi şehirlerde bazı kişiler) yukarıdaki kaynaklarca bağımsız biçimde doğrulanamadığı da özellikle vurgulanıyor. 

Trump’ın Mesajı, Tahran’ın Yanıtı

Gelişmeler üzerine Başkan Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda İran yönetimini “barışçıl protestocuları şiddetle öldürmemesi” konusunda uyardı; aksi halde ABD’nin “kurtarmaya geleceğini” yazdı ve Washington’un “locked and loaded” (hazır ve tetikte) olduğunu ifade etti. 

İran’ın üst düzey isimlerinden peş peşe yanıt geldi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreteri Ali Laricani, ABD’nin müdahalesinin bölgede “kaosa” yol açacağını ve Amerikan çıkarlarına zarar vereceğini söyledi. Dini liderin danışmanı Ali Şemhani ise İran’ın güvenliğine yaklaşacak her “müdâhil elin” “pişman edici” bir karşılıkla “kesileceğini” savundu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekaî de Trump’ın sözlerini “dış müdahale” olarak nitelendirerek reddetti; sorunların “iç diyalogla” çözüleceğini ve yabancı müdahaleye izin verilmeyeceğini söyledi. Mecliste de benzer bir çizgide açıklamalar yapılarak “her türlü dış eylem ve müdahalenin” “pişman edici” bir yanıtla karşılanacağı mesajı verildi. 

Ekonomik Öfke Sürüyor, Siyasi Talepler Yükseliyor

Mevcut protesto dalgasının, riyalin yeni dip seviyeler görmesinin ardından alevlendiği; Tahran’daki Büyük Çarşı’da esnafın kepenk kapatma ve grev niteliğinde eylemlere yönelmesinin de süreci hızlandırdığı ifade ediliyor. Enflasyon ve para birimindeki değer kaybı temel şikâyetler olarak öne çıksa da, sahadaki sloganların giderek siyasi sisteme doğrudan itiraz eden bir tona büründüğü; dini lider Ali Hamaney’i hedef alan çağrıların ve 1979 öncesi monarşiye atıf yapan sloganların duyulduğu aktarılıyor. 

İran makamları ise bir yandan sınırlı düzeyde “meşru geçim protestolarını” tanıyan ifadeler kullanırken, diğer yandan “güvensizlik yaratma” girişimlerine sert yanıt verileceğini vurguluyor. Devlet anlatısında, “protesto eden esnaf” ile “sabotajcı” olarak tanımlanan gruplar arasında ayrım yapılmaya çalışıldığı belirtiliyor. 

Bundan Sonra Ne Olabilir?

Altıncı gününde devam eden gösterilerde gözler, hareketin büyük ticaret merkezlerinde ivmesini koruyup koruyamayacağına çevrilmiş durumda. Ayrıca cenazeler ve gece toplanmalarının, gündüz saatlerinde protestoların baskı altına alındığı dönemlerde yeniden “ralli noktası” işlevi görüp görmeyeceği izleniyor. Trump’ın müdahale uyarısı, krizin uluslararası boyutunu daha görünür kılarken; İranlı yetkililer de “egemenlik kırmızı çizgisi” üzerinden caydırıcılık mesajı veriyor. Bu karşılıklı sertleşmenin, sokaktaki kutuplaşmayı daha da artırabileceği değerlendiriliyor

Photo: Iran International