Skip to main content

Classic NL – Mind Radio

Loading metadata…

İran’daki Ayaklanma Kaynama Noktasına Ulaştı: Milyonlar Rejime Meydan Okuyor, İsyan İslam Cumhuriyeti’ni Sarsıyor

İran’daki ayaklanma, protestoların on dördüncü gününe girerken eşi benzeri görülmemiş bir boyuta ulaşmış durumda. Ülkenin 31 eyaletine yayılan milyonlarca kişi, güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine, internetin kesilmesine ve ordu tehdidine rağmen geri adım atmıyor. 28 Aralık’ta, yüksek enflasyon ve para biriminin değer kaybına yönelik tepkilerle başlayan bu hareket, kısa sürede dini lider Ayetullah Ali Khamenei’nin kırk yıllık iktidarına doğrudan bir meydan okumaya dönüştü.

Geniş Kapsam ve Yayılım

İsyan dalgası çarpıcı bir hızla büyüyor. Protestolar artık ülkenin tamamında, 31 eyaletteki 190 kente yayılmış durumda. Bu, 1979’daki devrimden bu yana yaşanan en büyük toplumsal hareketlerden biri olarak görülüyor; bazı gözlemciler ölçeğini 2009’daki Yeşil Hareket’le karşılaştırıyor. Bu ayaklanmayı farklı kılan şey ise kendiliğinden ve lidersiz biçimde başlamasıydı. Ancak sürgündeki veliaht prens Reza Pahlavi, 8 Ocak’tan itibaren her gece düzenli protestolar çağrısı yaparak hareketin sembol ismine dönüştü.

10 Ocak Cumartesi gecesi Tahran ve diğer kentlerde çatışmalar daha da şiddetlendi. Tahran’ın Nezamabad semtinde protestocular hükümet binalarını hedef aldı. Tehransar ve Sattari’de gençler yolları ateşe vererek güvenlik güçlerinin ilerleyişini durdurdu. Sattari Bulvarı’ndaki yaya köprüsü yakıldı, başkentte birçok polis aracı alev aldı. Kalabalıklar “Diktatöre ölüm” ve “Bu yıl kan yılı, Seyed Ali devrilecek” sloganları attı.

Başkent dışında da durum benzer şekilde gergindi. Quchan’da gençler valilik binasını ele geçirip ateşe verdi. Sistan ve Belucistan eyaletine bağlı Dashtiari’de ise iki güvenlik görevlisi halkla yaşanan çatışmalarda öldü. Rejim, halkın öfkesinden korkarak Tahran’daki geniş caddeleri ve özellikle Ferdows Bulvarı’nı insansız hava araçlarıyla izlemeye başladı.

Bilgi Karartması Altında Artan Can Kayıpları

Rejimin tepkisi ağır oldu. Yetkililerin ülke genelinde interneti tamamen kesmesi yüzünden kesin rakamlar bilinmiyor. Farklı kaynaklar çok farklı sayılar bildiriyor. İran Ulusal Direniş Konseyi’ne göre 9 Ocak itibarıyla 65 kişi öldü. Ancak Tahran’daki altı hastanede görevli doktorlar en az 217 protestocunun hayatını kaybettiğini bildiriyor. Iran International, 10 ocak’taki sert müdahaleler sonrası, sadece 48 saat içinde ölenlerin 2 bini bulabileceğini aktardı. Tasnim Haber Ajansı ise 109 güvenlik görevlisinin öldüğünü duyurdu.

Şu ana kadar 2.300’den fazla protestocu gözaltında. Başsavcı, gösterilere katılan herkesin “tanrının düşmanı” olarak yargılanacağını, bunun da idam cezası anlamına geldiğini söyledi. Tahran ve Şiraz’daki hastaneler yaralılarla dolu; çoğu ciddi ateşli silah yaraları taşıyor. Bazı eyaletlerde okullar, güvenlik gerekçesiyle çevrim içi eğitime geçti. Yetkililer, süren internet karartması altında kitlesel bir katliamın uluslararası kamuoyundan gizlenebileceği uyarısında bulundu.

Gençlerin Direniş Taktikleri

The Levant Files’a konuşan anonim kaynaklara göre, genç protestocular ağır silahlı Devrim Muhafızları’na rağmen büyük bir stratejik yaratıcılık gösteriyor. Birçok şehirde lastikler, çöp kutuları ve molotoflarla barikatlar kuruluyor. Meşhed’de 6 ocak’ta protestocuların Basij milislerini silahsızlandırdığı bildirildi. Geceleri kalabalık yeniden toplanıyor, ana yolları kapatıyor ve güvenlik güçleri dağılma emri verse bile karşılık veriyor.

Sosyal medyada yaygınlaşan bir videoda yaralı bir protestocu şunları söylüyor: “Korkmuyorum, 47 yıldır zaten ölüydüm.” Bu söz, toplumun her kesiminde biriken öfke ve umutsuzluğu özetliyor.

Ekonomik Çöküş Ortasında Sertleşen Baskı

86 yaşındaki Ali Khamenei, 35 yıllık iktidarının en büyük kriziyle karşı karşıya olmasına rağmen geri adım atmıyor. 9 ocak’taki konuşmasında protestocuları “yağmacı”, “parayla tutulmuş kişiler” ve “zararlı unsurlar” olarak tanımladı, “Yağmacılara karşı geri adım atmayacağız” diyerek güvenlik güçlerine açık talimat verdi. Bu açıklama sonrası Devrim Muhafızları ve diğer güvenlik birimleri gerçek mermiler kullanmaya başladı.

Rejim, protestoların koordinasyonunu engellemek ve görüntülerin yayılmasını önlemek için internet ve telefon hatlarını kesti. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreteri Ali Larijani, ölümlerden “silahlı protestocuları” sorumlu tuttu ve yargının gözaltına alınanlarla “kararlı bir şekilde” ilgileneceğini açıkladı.

İran Tarihinde Eşi Görülmemiş Bir An

Gözlemciler bu dalgayı, İran İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana karşılaştığı en ciddi meydan okuma olarak görüyor. Protestolar ülkenin tamamına yayılmış, siyasi ve etnik sınırları aşmış durumda. Halk, rejimin baskı araçlarına karşı olağanüstü bir cesaret ve dayanışma gösteriyor.

İnternetin kesilmesi yüzünden ölü sayısı kesin olarak bilinmiyor, ancak tablo belli: İran halkı benzeri görülmemiş bir birlik içinde rejimi temellerinden sarsıyor. Artık asıl soru, güvenlik güçlerinin bu ölçekte ve kararlılıktaki bir halk hareketini bastırıp bastıramayacağı.