Skip to main content

Classic NL – Mind Radio

Loading metadata…

Tahran’da Çarşı Grevi Yayılıyor: İran’daki Protesto Dalgasında 10. Gün

İran genelindeki protesto hareketi salı günü onuncu gününe girerken; birçok şehre yayılan esnaf grevleri, Tahran Kapalıçarşısı’ndaki (Bazar-ı Bozorg) çatışmalar ve artan tutuklama ile ölüm haberleri güne damgasını vurdu. Yetkililer, gösterileri ve yükselen ekonomik paniği kontrol altına almak amacıyla güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkardı.

Kepenk Kapatma Eylemleri Büyük Şehirlere Yayılıyor

Farsça yayın yapan Iran International’a ulaşan görüntülere ve ifadelere göre; Tahran, Kerec, İsfahan ve Şiraz gibi büyük şehirlerdeki esnaf kepenk indirerek genişleyen greve katıldı. İran’ın ticari hayatında hayati bir rol oynayan ve genellikle daha geniş çaplı siyasi hoşnutsuzluğun habercisi olan geleneksel çarşıların kapanması, keskin ekonomik sıkıntılar ve döviz dalgalanmalarıyla başlayan protesto hareketine yeni bir ivme kazandırmış görünüyor.

Tahran'da internette dolaşan ve doğrulanan videolarda, Kapalıçarşı içinde ve çevresinde büyük bir güvenlik konuşlanması olduğu, silahlı güçlerin koridorlara ve girişlere yerleştirildiği görülüyor. Diğer görüntülerde ise ticari geçitlerin yakınında ve çarşı bölgesine bitişik kilit bir nokta olan 15 Hordad metro istasyonu civarında göz yaşartıcı gaz kullanıldığı iddia ediliyor.

Videoların çoğu kullanıcı kaynaklı olduğu ve hızla değişen koşullar altında çekildiği için bağımsız doğrulama zor olsa da, artan görüntü hacmi ve farklı mahallelerden gelen tutarlı anlatımlar, başkentin merkezi pazar bölgesinde göstericiler ile devlet güçleri arasındaki gerilimin tırmandığını gösteriyor.

Tahran Mahallelerinde Çatışma Haberleri

Kapalıçarşı'nın ötesinde, başkentin batısındaki Tehransar semtinde yaşayanların paylaştığı bilgilere göre, güvenlik güçlerinin "paintball" tipi silahlar ve göz yaşartıcı gaz kullandığı bildirildi. Çarsu Pazarı'ndaki (Chaharsou) vatandaşların ise güvenlik güçlerini geri püskürttüğü ve çıkan arbedede güçleri geçici olarak geri çekilmeye zorladığı belirtildi.

Bağ-ı Sepahsalar bölgesinde ise tüccarların dükkanlarını kapattıktan sonra bir protesto gösterisi düzenlediği öne sürüldü. Bir videoda, güvenlik güçlerinin dağıtma çabalarına karşı göstericilerin direndiği iddia edildi.

Öğrenci Gruplarından Sınav Boykotu: "Normalleşmeyi Reddediyoruz"

Sokak protestoları sürerken üniversitelerdeki aktivizm de boyut değiştirdi. Tahran ve Şiraz'daki Sanat Üniversitesi kampüslerindeki birçok öğrenci grubu, mevcut koşullarda sınav yapılmasının korku ve baskı ortamını "normalleştirme" çabası olduğunu savunarak sınavların devam etmesini reddettiklerini açıkladı. Gruplar, şartlar değişene kadar sınavlara katılmayacaklarını duyurdu.

Ders boykotları, sınavlara girmeme ve oturma eylemleri gibi öğrenci taktikleri, tarihsel olarak İran'daki huzursuzluklarda kilit bir rol oynamıştır. Salı günkü bu çıkışlar, hareketin sadece gece düzenlenen sokak gösterileriyle sınırlı kalmayıp, kurumsal baskı noktalarına da yayılmaya çalışıldığını gösteriyor.

İnsan Hakları Savunucuları Bilançoyu Açıkladı: Ölümler, Tutuklamalar ve Coğrafi Yayılım

İnsan hakları ve izleme örgütleri, huzursuzluğun geniş bir alana yayıldığını ve devletin tepkisinin sertleştiğini gösteren yeni veriler paylaştı.

HRANA haber ajansı, son dokuz gün içinde 27 eyaletteki 88 şehirde ve 257 noktada protesto ve ilgili olayların yaşandığını, gözaltı sayısının 1.203'e yükseldiğini bildirdi.

Iran International, 28 Aralık (7 Dey) ile 5 Ocak (15 Dey) arasında 21 kişinin öldüğünü doğruladığını belirtti.

Diğer insan hakları raporları ise protesto süresince üçü çocuk olmak üzere en az 29 ölümden bahsediyor.

Bilgi akışındaki kısıtlamalar nedeniyle bu rakamları bağımsız olarak doğrulamak zor olsa da, veriler protesto alanı genişledikçe insani maliyetin de arttığına işaret ediyor.

Son 48 saatin en hassas olaylarından biri, güvenlik güçlerinin İlam'daki İmam Humeyni Hastanesi'ne girerek veya burayı kuşatarak yaralı protestocuları gözaltına almaya çalıştığı iddialarıydı. Dolaşımdaki videolarda hastane içinde veya yakınında göz yaşartıcı gaz kullanıldığı görüldü. Bu olay, İran tıp camiasından nadir görülen bir tepkiye yol açtı; İran Hemşirelik Örgütü başkanı, hastane güvenliğinin ihlal edilmesinin temel sağlık ilkelerine aykırı olduğu konusunda uyardı. ABD Dışişleri Bakanlığı olayı ağır bir suç olarak nitelerken, İran Dışişleri Bakanlığı ABD'nin açıklamalarını psikolojik savaş olarak tanımladı.

Döviz ve Altın Rekor Kırdı, Ekonomik Kaygı Derinleşiyor

Salı günü İran'ın serbest piyasasında döviz ve altın yeni rekorlar kırdı; bu durum birçok gözlemciye göre mevcut huzursuzluk dalgasını tetikleyen ekonomik istikrarsızlığın altını çiziyor.

Tahran serbest piyasasında ABD dolarının 147.000 tümenin üzerine çıktığı, "İmami" altın sikkesinin ise keskin bir artışla (bir günde yaklaşık 9-10 milyon tümen artarak) 169-170 milyon tümene yaklaştığı bildirildi. Bu sıçrama, merkez bankasındaki son değişikliklere ve hükümetin piyasaları sakinleştirmeye yönelik tedbirlerine rağmen gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian, halkın derin hayal kırıklığını kabul ederek, devlet kurumlarının ülkenin mevcut ekonomik durumundan kolektif olarak sorumlu olduğunu ve yaptırımların politika seçeneklerini daralttığını savundu.

Tahran Protestoları "İsyan" Olarak Nitelendiriyor, Eleştirmenler Sansürle Suçluyor

İran İçişleri Bakanlığı göstericileri "isyancı" olarak tanımladı ve protesto çağrılarının çoğunun yabancı platformlardan geldiğini iddia ederek, huzursuzluğu dış kaynaklı gösterme çabasını sürdürdü.

Öte yandan, Evin Hapishanesi'nde tutuklu bulunan İran asıllı Amerikalı gazeteci Rıza Valizadeh, gönderdiği sesli mesajda devlet yayın organlarını "sansür ve çarpıtma" yapmakla suçladı. Medya çalışanlarını profesyonel davranmaya çağıran mesajı, İran devlet medyasının protesto gerekçelerini küçümseyip olayları sadece "kargaşa" olarak yansıtmasına yönelik uzun süredir devam eden eleştirileri yineledi.

ABD Baskısı Konuşulurken Uluslararası İlgi Artıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İranlı yetkililerin "protestocuları öldürmesi" halinde Washington'ın sert karşılık vereceği yönündeki uyarıları uluslararası dikkati artırdı. Yabancı medyada uçak gemisi konuşlandırmaları ve askeri planlamalar üzerine spekülasyonlar yapılırken, İranlı yetkililer bu tehditleri sindirme politikası olarak nitelendirerek reddetti.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Çarşıların kapanması, öğrencilerin sivil itaatsizliği tırmandırması ve artan tutuklamalarla birlikte protesto hareketi, ekonomik aksama ve kurumsal işbirliğinin reddedilmesinin en az sokak eylemleri kadar önem kazandığı bir evreye giriyor.

Aynı zamanda, devletin ticari merkezlerdeki görünür güvenlik varlığı ve kalabalık alanlarda göz yaşartıcı gaz kullanımı, yetkililerin grevlerin ve gösterilerin birleşerek kentsel bir felce dönüşmesini engellemeye çalıştığını gösteriyor.

Sürecin bundan sonraki seyri büyük ölçüde şunlara bağlı olacak:

Grevlerin çarşıların ötesine geçip diğer sektörlere yayılıp yayılmayacağı,

Kampüs boykotlarının daha fazla üniversiteye sıçrayıp sıçramayacağı,

Güvenlik taktiklerinin sertleşip sertleşmeyeceği (bu durum kayıpları ve uluslararası baskıyı artırabilir).

Photo: Iran International