Skip to main content

IŞİD, Suriye'de 'Yeni Dönem' İlan Etti: Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin "Ruhsuz Bir Kuklasından Başka Bir Şey Değil"


İki yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez ses kaydı yayımlayan IŞİD sözcüsü Ebu Huzeyfe el-Ensari, örgüt militanlarını Suriye'nin geçiş dönemi hükûmetine karşı tam kapsamlı saldırı çağrısında bulundu. El-Ensari, Suriye'nin İran işgalinden Amerikan-Türk işgaline geçtiğini öne sürdü.


IŞİD, Suriye'nin geçiş dönemi yönetimine yönelik saldırı kampanyasını kökten tırmandıracağını duyurdu. Örgütün sözcüsü Ebu Huzeyfe el-Ensari, iki yılı aşkın aradan sonra ilk kez bir ses kaydı yayımlayarak militanları ülkenin mevcut liderliğini devirmeyi birincil hedef olarak benimsemeye çağırdı. Ramazan ayının başlangıcına denk getirilen bu açıklama, örgütün uzun süredir düşük profil sergilediği Suriye'deki stratejik konumlanmasında köklü bir değişime işaret ediyor.

El-Ensari, ses kaydında IŞİD militanlarının Suriye'deki 'laik hükûmeti ve ulusal ordusuyla birlikte yeni Suriye rejimiyle' savaşması gerektiğini ve bunun öncelikli hedef haline getirilmesi çağrısında bulundu. Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmet el-Şara'yı ise Batı tarafından iktidara taşınan 'ruhsuz bir kukla' olarak nitelendirdi ve cumhurbaşkanının sonunun Beşar Esad'dan farklı olmayacağını ileri sürdü.

'İran İşgalinden Amerikan-Türk İşgali Safhasına Geçildi'

El-Ensari, Esad'ın devrilmesiyle sonuçlanan siyasi dönüşümü bir kurtuluş olarak değil, yabancı efendilerin el değiştirmesi olarak tanımladı. Suriye'nin İran işgalinden Amerikan-Türk işgaline geçtiğini öne sürerek Türkiye'nin yeni Suriye hükümetinin kilit destekçisi ve topraklardaki askeri varlık olduğuna özellikle dikkat çekti.

Sözcü, ses kaydında şu ifadelere yer verdi: "Suriye bugün, ruhsuz bir lider yerleştiren Haçlılar tarafından yönetiliyor. Suriye, savunmanın yeni bir çağına girdi; cihat kafileleri er ya da geç bu topraklarda yürüyüşe geçecek."

El-Ensari ayrıca dünya genelindeki IŞİD sempatizanlarını Yahudi ve Batılı hedeflere saldırı düzenlemeye davet etti; örgütün 2023 yılında liderliğe atanan genel lideri Ebu Hafs el-Haşimi el-Kuraşi adına militanlara selamlarını iletti.

Açıklamanın Hemen Ardından Yeni Saldırı Dalgası

Söylem, eyleme dönüşmekte gecikmedi. Ses kaydının yayımlanmasının ardından IŞİD, Suriye'nin kuzey ve doğusunda Suriye Ordusu personeline yönelik iki ayrı saldırı üstlendi. Örgütün Dabık haber ajansı, Deir ez-Zor vilayetinin Mayadin şehrinde 'mürtet Suriye rejimine mensup bir bireyin' tabancayla hedef alındığını, Rakka'daki iki personele ise makineli tüfekle ateş açıldığını duyurdu. Suriye Savunma Bakanlığı, cumartesi günü kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen saldırılarda bir asker ile bir sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bu saldırıların iki gün öncesinde ise Deir ez-Zor'da İçişleri Bakanlığı'na bağlı iç güvenlik güçlerinden bir personelin hayatını kaybettiği, bir başkasının ise yaralandığı benzer bir eylem yaşanmıştı. BM Terörle Mücadele Ofisi'nin geçen hafta açıkladığı rapora göre IŞİD, Cumhurbaşkanı el-Şara ile iki üst düzey bakana yönelik beş başarısız suikast girişiminde de bulunmuş durumda.

Öte yandan IŞİD yanlısı sosyal medya hesapları ve Telegram kanalları, açıklamanın hemen ardından motosiklet ve ateşli silah kullanılarak saldırıların yoğunlaştırılması çağrısında bulundu. Bu yöntemler, örgütün kentsel operasyonlarda uzun süredir başvurduğu düşük teknoloji, yüksek sıklıklı saldırı modelini yansıtıyor.

Ebu Huzeyfe El-Ensari Kim?

Ebu Huzeyfe el-Ensari'nin kimliği hakkında kamuoyunun bilgisi son derece sınırlı. Örgütün resmi sözcüsü olarak Ağustos 2023'te El-Furkan Vakfı medyası aracılığıyla duyurulan el-Ensari, daha önce bu görevi üstlenen ve bugün Suriye hükümetini yöneten yapıyla olan bağlantısı nedeniyle tutuklanmış bulunan Ebu Ömer el-Muhacir'in yerine geçti. İlk büyük açıklamasında dördüncü IŞİD halifesinin öldürüldüğünü duyuran el-Ensari, halefi de ilan etti. BBC İzleme Birimi'nden cihatçı hareketler uzmanı Mina el-Lami, sözcünün büyük olasılıkla Iraklı olduğunu değerlendiriyor. El-Ensari'nin bir önceki ses kaydı Ocak 2024'te yayımlanmış; o mesajında İsrail'in Gazze operasyonlarına karşılık Yahudi topluluklarının hedef alınması çağrısında bulunmuştu.

Uzman Değerlendirmesi: Suriye'de Stratejik Yeniden Konumlanma

Analistler, bu açıklamanın salt söylemsel bir değişimin ötesinde, örgütün resmi stratejik bir yeniden konumlanma kararını kamuoyuyla paylaşması anlamına geldiğini vurguluyor. Cihatçı hareketler üzerine çalışan bağımsız araştırmacı Çağatay Cebe, Middle East Eye'a yaptığı açıklamada örgütün daha önce sinyal verdiği tutum değişikliğinin artık resmen ilan edildiğine dikkat çekti.

Cebe, "2019'daki son toprak kayıplarının ardından örgüt, Suriye'deki varlığını düşük profilli tutmayı tercih etti; farklı kıtalardaki kollarını güçlendirmeye odaklandı" dedi. Örgütün Suriye'de eylemler gerçekleştirdiğini ancak bunların sorumluluğunu uzun süre üstlenmediğini vurgulayan Cebe, bu gizlilik stratejisinin artık terk edildiğini ifade etti.

Cebe'ye göre dönüm noktası, Cumhurbaşkanı el-Şara'nın geçen yıl Washington'u ziyaret etmesiyle yaşandı. "Tüm kadroları çöl bölgelerinden Suriye'nin şehir ve kasabalarına çoktan dağıtılmış durumdaydı" diyen Cebe, öngörüsünü şöyle sürdürdü: "IŞİD artık Suriye merkezli bir kampanya için hazırlık yapıyor. Kısa vadede somut sonuçlar doğurmayabilir ama örgüt, Irak'taki güçlerini Suriye'ye aktarmayı deneyebilir."

El-Şara Kim, Neden Hedef Alınıyor?

El-Ensari'nin öfkesinin odağındaki isim, daha önce Ebu Muhammed el-Colani lakabıyla tanınan Ahmet el-Şara. Liderliğini yaptığı İslamcı koalisyon Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ), Aralık 2024'te Beşar Esad'ı deviren operasyonun mimarı oldu. El-Şara, Ocak 2025'te Suriye geçici cumhurbaşkanı sıfatıyla göreve başladı.

El-Şara'nın geçmişi son derece karmaşık bir tablo sergiliyor. El-Kaide'nin Suriye kolu El-Nusra Cephesi'ni 2012'de kuran el-Şara, 2016'da örgütle bağlarını resmen kopardı. El-Nusra, Suriye iç savaşı boyunca IŞİD ile de çatıştı. El-Şara, son yıllarda radikal geçmişinden uzaklaşarak ılımlı ve milliyetçi bir imaj oluşturma çabasına girdi; bu çaba Batılı hükümetler nezdinde karşılık buldu. Geçen Kasım'da Washington'u ziyaret eden el-Şara, Cumhurbaşkanı Donald Trump ile görüştü ve Suriye'nin IŞİD karşıtı küresel koalisyona katılımını imzaladı.

İşte bu Batı yanlısı tutum, IŞİD'in yeniden saldırıya geçmesine zemin hazırlayan temel etken oldu. Örgüt açısından el-Şara'nın cihatçılıktan koalisyon ortaklığına evrimi, en ağır ihanet olarak değerlendiriliyor.

Açıklamadaki Çarpıcı Eksiklikler

El-Ensari'nin mesajında dikkat çeken bir diğer husus, söylenenlerin yanı sıra söylenmeyenler oldu. Son haftalarda kuzeydoğu Suriye'deki cezaevlerinden Irak'a nakledilen 5 bin 704 IŞİD tutuklusundan tek söz etmedi. Öte yandan, bir dönem 24 binden fazla kişiyi barındıran ve büyük çoğunluğu IŞİD'le bağlantılı kadın ve çocuklardan oluşan el-Hol kampına da değinmedi. Kampın kontrolü geçen ay ABD destekli Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nden alınarak Suriye hükümetine devredildi; kamp şu an neredeyse boş.

El-Ensari, son iki yılda ABD liderliğindeki koalisyonun düzenlediği operasyonlar nedeniyle örgütün önemli kayıplar verdiğini dolaylı olarak kabul etti; tutukluları ise Amerikalıların, Şiilerin ve Kürt savaşçıların bir türlü firar etmesine izin vermek istemediği bir güç kaynağı olarak tanımladı.

Bölgesel Güvenlik Açısından Değerlendirme

Yeni açıklama, Suriye için kritik ve hassas bir dönemde geldi. Ülke, on yılı aşkın süren yıkıcı iç savaşın ardından henüz yeniden yapılanma sürecinin ilk adımlarını atıyor; yeni hükümet ise IŞİD uyku hücrelerinin uzun süredir faaliyet yürüttüğü geniş çöl bölgelerini güvenli kılma görevi başta olmak üzere çok cepheli baskıyla karşı karşıya.

Uluslararası koalisyon ve Suriye'nin yeni yönetimi açısından mesaj açık: IŞİD, Esad sonrası siyasi düzeni şikayetlerine çözüm değil, savaşılması gereken yeni bir düşman olarak görüyor. Örgütün sürdürülebilir bir kampanya yürütecek kapasiteye sahip olup olmadığı belirsizliğini korusa da analistler, kentlere dağılmış uyku hücreleri, Irak'tan gelebilecek takviye güçler ve yeniden ivme kazanan propaganda faaliyetlerinin bir arada değerlendirilmesi gereken ciddi ve gelişen bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.


Kaynaklar: The National, Middle East Eye, Al-Monitor, Associated Press, Times of Israel, AFP. Derleme tarihi: 22 Şubat 2026.