Skip to main content

Classic NL – Mind Radio

Loading metadata…

İran’da Yeni dönem: Mücteba Hamaney Ülkenin Yeni Dini Lideri Oldu



The Levant Files’ın günler önce duyurduğu bilgi, uluslararası medya tarafından da doğrulandı.


BBC World News ve çeşitli uluslararası haber kuruluşları, Mücteba Hamaney’in İran İslam Cumhuriyeti’nin yeni dini lideri olduğunu pazar gecesi resmen doğruladı. Buna göre Mücteba Hamaney, babası Ayetullah Ali Hamaney’in 28 Şubat 2026’da Tahran’a düzenlenen ortak ABD-İsrail hava saldırısında hayatını kaybetmesinin ardından ülkenin en üst makamını devraldı. 8 Mart’ta dünya kamuoyuna yansıyan bu gelişme, The Levant Files’ın dört gün önce yayımladığı özel haberi de doğrulamış oldu.

The Levant Files, “Mücteba Hamaney Kimdir? İran’ın Yeni Dini Lideri” başlıklı özel dosyasında, Uzmanlar Meclisi’nin İran Devrim Muhafızlarının yoğun baskısı altında Mücteba Hamaney’i yeni lider olarak belirlediğini yazmıştı. BBC’nin son yayınıyla birlikte, bu bilgi uluslararası düzeyde de teyit edilmiş oldu.

Meşruiyet tartışmaları büyüyor

Uluslararası haber ağlarında yayımlanan doğrulama, İran’da Ali Hamaney sonrası dönemin resmen başladığını ortaya koyuyor. 56 yaşındaki Mücteba Hamaney, hem ülke içinde hem bölgede son derece hassas bir dönemde görevi devraldı. Babasının ölümünün üzerinden henüz haftalar geçmişken, İran aynı zamanda ABD ve İsrail’le bağlantılı bölgesel gerilimlerin gölgesinde yol almaya çalışıyor.

BBC’nin haberinde, Mücteba Hamaney’in göreve gelişinin ciddi bir meşruiyet tartışmasını da beraberinde getirdiğine dikkat çekildi. Hamaney’in orta düzey bir dinî konuma sahip olduğu, “Ayetullah” unvanıyla tanınmadığı ve bu nedenle İran’ın geleneksel liderlik kriterleri açısından tartışmalı bir isim olduğu vurgulandı. Dahası, çeşitli kaynaklarca sonradan doğrulanan iddialara göre Ali Hamaney’in, 2025 yılında hazırlanan olası halefler listesine oğlunu dahil etmediği öne sürülüyor.

Haberi ilk Duyuran Kaynaklardan Biri TLF Oldu

The Levant Files (TLF), 4 Mart 2026’da yayımladığı kapsamlı dosyada, henüz resmiyet kazanmamış bu değişimi ayrıntılı biçimde ele almıştı. Iran International, NDTV ve bölgesel istihbarat kaynaklarına dayandırılan haberde, Mücteba Hamaney’in uzun yıllar boyunca dini liderlik ofisinin perde arkasındaki en etkili isimlerinden biri olduğu, Devrim Muhafızları’yla çok güçlü bağlar kurduğu ve bu atamanın İran siyasetinde hanedan benzeri bir geçişe işaret ettiği belirtilmişti.

Söz konusu dosyada ayrıca, ABD Hazine Bakanlığı’nın 2019’da Mücteba Hamaney’e yaptırım uyguladığı, kendisinin Londra ve Dubai’deki lüks gayrimenkuller ile denizaşırı finansal ağlarla ilişkilendirildiği ve 2009’daki Yeşil Hareket’in bastırılmasında rol oynadığı yönündeki iddialara da yer verilmişti. Haberde, kişisel boyutu ağırlaştıran bir ayrıntı olarak, eşi Zehra Haddad Adil’in de babasının hayatını kaybettiği aynı saldırıda öldüğü iddiası aktarılmıştı.

The Levant Files, gelişmeyi “Tarihî geçişi, dünyanın önde gelen yayın kuruluşlarından okurlarımıza aktarıyoruz” sözleriyle duyurmuştu.

İran’ın Dini Liderliğinde İlk Kez Babadan Oğula Geçiş

8 Eylül 1969’da Meşhed’de doğan Mücteba Hamaney, İran devriminin şekillendirdiği bir siyasi atmosfer içinde yetişti. Kum’da sertlik yanlısı din adamlarından eğitim aldı; bunlar arasında Ayetullah Muhammed Taki Misbah Yezdi de yer alıyordu. İran-Irak Savaşı sırasında Habib Taburu’nda görev yapan Mücteba Hamaney, hiçbir zaman seçilmiş bir makamda bulunmasa da, yıllar içinde İran siyasetinin en etkili perde arkası aktörlerinden biri haline geldi.

Onun dini liderlik makamına gelmesi, İran İslam Cumhuriyeti tarihinde önemli bir kırılma olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu gelişme, resmî olarak hanedan düzenini reddeden sistem içinde ilk kez iktidarın fiilen babadan oğula geçmesi anlamına geliyor. İran’daki bazı dinî çevrelerin Mücteba Hamaney’i bu makam için ilmî ve fıkhî açıdan yetersiz gördüğü bilinse de, şimdiye dek kamuoyu önünde açık bir itiraz yükselmedi. Bu durum da Devrim Muhafızları’nın ülke içindeki belirleyici etkisinin daha da arttığı şeklinde yorumlanıyor.

İran, tüm bunların yaşandığı sırada modern tarihinin en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor. Ülke bir yandan 28 Şubat saldırısının yol açtığı siyasi ve askerî sarsıntıyla baş etmeye çalışırken, diğer yandan dış baskı, yaptırımlar ve bölgesel çatışmalarla mücadele ediyor. Mücteba Hamaney ise bu tablo içinde savaşı, derin bir meşruiyet sorununu ve ağır baskı altındaki bir devleti devralmış durumda. Onun iktidarının en güçlü dayanağının ise Devrim Muhafızları olduğu değerlendiriliyor.


Fotoğraf: Al Hurra