Girne açıklarında pazar günü meydana gelen ve Kıbrıs'ın kuzeyini yasa boğan deniz otobüsü faciasının ardından, Girne'de yaşayan gazeteci Cem Kar, kazanın arkasında "ciddi ihmaller" bulunduğunu söyledi. Büyük felaketin çeşitli boyutlarını The Levant Files okuyucuları için TLF'in Genel Yayın Yönetmeni Nikolaos Stelgias'a değerlendiren Kar, tartışmanın tek tek siyasetçilerle sınırlı kalmasına karşı çıkarak asıl sorunun bürokraside biriken liyakatsizlik olduğunu savundu. Kar'ın çarpıcı açıklamalarını aşağıdaki sekmede ya da TLF'in YouTube sayfasında izleyebilirsiniz.
Kar, kurtarma çalışmalarını evinden izlediğini belirterek sistemi "herkesin bir şeyler yazdığı, artık okunamaz hâle gelmiş bir tahtaya" benzetti: "Tamamen silinip yeniden kurgulanması gerekiyor." Ona göre bir siyasetçinin her konuyu bilmesi beklenemez; ancak standartları bilen, denetleyen bir bürokratik yapı da yok.
Girne faciası: "Sistem 'mış gibi' işliyor" | Gazeteci Cem Kar – The Levant Files - Youtube
Gazeteci, devletin birçok kurumunun "varmış gibi" işlediğini söyledi: "Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı varmış gibi, Meteoroloji Dairesi varmış gibi, Karayolları Dairesi varmış gibi." Şehir Planlama Dairesi'ni yayınlarında "Şehir Planlamama Dairesi" diye andığını aktardı. Örnek olarak yıllar önce ölümlü kazalara sahne olan Girne–Lefkoşa dağ yolunda hiçbir şeyin değişmediğini, Çatalköy yolunda işaret ve aydınlatma bulunmadığını söyledi. Stelgias, Mağusa–Lefkoşa yolunun da geceleri tehlikeli olduğunu hatırlattı.
Kar, kriz yönetimini de eleştirdi. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alınmasının ardından YDP'nin hükûmetten çekilmesini gülerek açıklamasına atıfla, "Siyasette vücut dili önemlidir" dedi. Kriz masasından farklı açıklamalar geldiğini, 30 Ağustos'tan bu yana yürütülen iletişimin başlı başına bir başarısızlık örneği olduğunu söyledi. Stelgias ise 19 kişinin hâlâ Girne Limanı'nda beklediğini, Başbakanlıktan gönderilen domates kasalarının yardım diye sunulduğunu hatırlattı. Kar, denizdeki askerî unsurların işini yaptığını, eksikliğin siyasette olduğunu vurguladı.
Facianın siyasete etkisi konusunda Kar temkinli: "Her toplum hak ettiği şekilde yönetilir." 6 Aralık'taki yerel seçimlerin genel seçimlerle birleştirilmesinin tartışıldığını, artık erken seçimin kaçınılmaz göründüğünü söyledi. Faturanın Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi'ne çıkacağını, ancak "taban oy" ya da "logo seçmeni" alışkanlığının köklü değişimi zorlaştırdığını belirtti.
Stelgias, sorunun tüm adayı ilgilendirdiğini belirtti: 2005’teki Helios uçak kazası, 2011’deki Mari patlaması ve geçtiğimiz yıl Trodos–Limasol’da iki kişinin hayatını kaybettiği yangınlar, AB üyeliğinin tek başına yeterli bir hazırlık sağlamadığını gösteriyor. Kar’ın “Birleşik bir Kıbrıs’ta bu kaza yine yaşanır mıydı?” sorusuna ise TLF Genel Yayın Yönetmeni'nin yanıtı açıktı: “Mantık değişmedikçe yaşanırdı.”
Kaptanın lisansına ilişkin Honduras ve Yunanistan tescili iddiaları da gündemde; Kar, meslektaşlarını üç ayrı kaynaktan doğrulamadan haber yapmamaya çağırdı.
Kar'ın siyasetten beklentisini tek cümleyle özetledi: "Felaket olduğunda değil, olmadan önce önleyici tedbirler alınmalı."
Foto: Gemini AI